admin on Nisan 19th, 2011

YSK 12 adayın veto edilme gerekçesini il seçim kurullarına gönderdi. YSK, BDP’nin bağımsız adayı Sabahat Tuncel’in veto edilmesini 2007′den kesinleşen mahkumiyet kararına dayandırdı.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) BDP’nin desteklediği ve aralarında Leyla Zana, Hatip Dicle, Sabahat Tuncel ve Gültan Kışanak’ın da bulunduğu 12 bağımsız adayın adaylıklarının veto edilmesine ilişkin kararını il seçim kurullarına gönderdi.

TUNCEL’İN CEZASI 2007′DE KESİNLEŞTİ

Öte yandan YSK eleştiriler üzerine yazılı açıklama yaptı. Gerekçeli kararda “Dicle, Kışanak, Zana için memnu hakların iadesi kararı gelmedi. Sabahat Tuncel’in cezası 3 Temmuz 2007′de kesinleşti” denildi.

Kararın il seçim kurullarına gönderilmesinin ardından açıklama yapan YSK Başkanı Ali Em, veto kararının kesin olduğunun altını çizdi. Em,12 bağımsız milletvekili adayının, adaylıklarının iptal edilmesine ilişkin, ”Kararımız belli” dedi. Em, YSK’ya gelişinde gazetecilerin soruları üzerine, Kurulun, ”12 bağımsız milletvekili adayının aday olamayacaklarına” ilişkin kararının açık olduğunu söyledi. YSK Başkanı Em, ”Kararımız belli, bunun dışında bir açıklama yapmayacağım” diye konuştu.

Bu arada, YSK’nın 12 bağımsız milletvekili adayının, adaylıklarının iptaline ilişkin kararı ilgili il seçim kurullarına gönderildi.

haber3

YSK’nın 12 bağımsız adayın başvurusunu veto etmesinin ardından, eylemler Türkiye’nin çeşitli yerlerinde devam ediyor.

Karara itiraz eden vatandaşlar, Taksim Meydanı’nda eylem yapmak için toplandı.

BDP’li milletvekili Sabahat Tuncel de, adaylığı veto edilenler arasında. Tuncel, kararlar ilgili olarak HABERTÜRK’ün sorularını yanıtladı:
“Bu malesef siyasi bir karar. Sadece Kürtleri değil, Türkiye siyasetini etkileyecek bir karar. Neye göre verildi bu karar, Türkiye’yi kaosa sürüklemek isteyen bir anlayış mı var, anlamaya çalışacağız. Parlamenter sistemin içinde tutunmaya çalışan, tüm barajlara ve engellere rağmen demokratik bir yaşam özlemi duyan siyasetçilere siyaseti yasaklamak, ciddi bir problem. Bu hatadan dönülür mü bilmiyorum. Bu kişisel bir karar değil, Leyla Zana’ya, Gülten Kışanak’a, bana değil, toplamda Kürt siyasetine yönelik bir yaklaşım.

Kürtler her defasında barış içi,n demokrasi için, özgürlük için mücadele ediyor. Her defasında bunu şiddet zeminine bırakan, alternatif yaratmayan bir yaklaşımla karşılaşıyor. Bu sadece Kürt halkını değil, AKP’yi, CHP’yi ve MHP’yi de etkileyeck bir karar.

Seçimlerden çekilmek de olası. Bir araya gelip değerlendireceğiz. Duygusal bir karar vermek tabii ki uygun değil. Siyasal sonuçları çok ağır bunun. Birçok alanda halkımız öfke duyuyor. Çünkü kendi iradesinin sandığa yansımasına engel olarak görülüyor. YSK’nın vetosuna karşılık halkın vetosu gündeme gelebilir.”

GÖSTERİLER VAN’DA DA SÜRÜYOR
Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) belirlemiş olduğu bağımsız adayları veto etmesi, Van’da da gerginliğe neden oldu. BDP’lilerin düzenlediği gösteride Cumhuriyet Caddesi’ndeki bazı bankalara ve noter binasına molotof kokteyli atıldı. Belediyenin iş makineleri ve araçları da caddelerde kornalarla gösteri yaptı.

YSK’nın dün akşam saatlerinde BDP’li 7 bağımsız milletvekili adayını veto etmesi, Van’da olayların çıkmasına sebep oldu. Sabahın erken saatlerinde Van’ın en işlek caddesi Cumhuriyet Caddesi’nde bir araya gelen BDP’liler, yürüme eylemi yapmaya başladı. Van Belediyesi’nin iş makineleriyle destek verdiği eylemde, yürüyüşten sonra olaylar çıktı. Cumhuriyet Caddesi’nde bazı bankalara ve noterlere molotof kokteyli atan göstericilere polis müdahale etti. Polis, göstericilerin çıkardığı küçük çaptaki yangınları söndürmek için tazyikli su kullandı. Eylemde göstericilere panzerle müdahale edildi. Polisin gaz bombası atmasıyla, eylemciler ara sokaklara dağıldı.

Diyarbakır’da olaylar çıktı

Ahmet YUKUŞ/DİYARBAKIR (AHT)

KCK davasının görüldüğü Diyarbakır Adliyesi çevresinde toplanan BDP’liler, duruşmaya ara verilmesiyle birlikte polisle çatıştı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan yaklaşık 5 bin kişiyi polis tazyikli su ile göz yaşartıcı bomba ile dağıtmaya çalıştı. Göstericiler de molotof kokteyli ile polise saldırdı. Çatışmada 10′un üzerinde yaralı olduğu öğrenildi. Büyükşehir Belediyesi’ne kaçan göstericilerin bazıları polise molotof atmaya devam ederken, bir grup kadın polis belediye arkasında gösterici grubun arasında kaldı. Polis panzerleri, kadın polisleri kurtarmak için harekete geçti, ancak ara sokaklardan taşlı ve molotoflu saldırıların devam etmesi nedeniyle polis panzerleri güçlükle ilerliyor. Öte yandan polis, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi binasına operasyon yapmaya hazırlanıyor.

haberturk

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

admin on Mart 18th, 2011

Japonya’daki Fukuşima santralı artık saatli bomba gibi. 3 aşamalı bir planı devreye sokan Japonlar dün ölümüne çalıştı. Helikopterle su döküp reaktörleri soğutmaya çalıştı, askeri tankerlerden tazyikli su sıkıldı, dışarıdan da elektrik ve su bağlantısı kurulmaya çabalandı. Ancak dünden itibaren kritik 48 saate girildi. Yeni Çernobil’e ramak kaldı ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Yukiya Amano, “Durum çok ciddi” deyip Japonya’ya gitti.

Dünyanın gözü kulağı Japonya’yı bir hafta önce vuran 9 büyüklüğündeki deprem ve tsunamide hasar gören Fukuşima Daiçi nükleer santralında. Fransız uzmanlara göre, deprem sonrası enerji kaynakları arızalandığı için soğutma sistemleri çalışmayan santralin ikinci bir Çernobil faciasına sahne olmasına ramak kaldı.

4 kez su boşalttılar

Soğutma sistemleri çalışmadığı için reaktörlerde ve atık yakıt çubuklarının bulunduğu havuzlarda muazzam bir ısınma meydana geliyor. Bu nedenle dün santralın 40 yıllık tarihinde bir ilk yaşandı ve CH-47 Chinook tipi askeri helikopterler denizden aldıkları tonlarca suyu Fukuşima’nın 3 ve 4 numaralı reaktörlerinin üzerine 4 kez boşalttı. Bir nükleer santralın dışarıdan suya maruz kalması normal koşullarda mümkün değil. Su, ancak sıkıca kapatılmış ve el değmeyecek şekilde tasarlanmış depolama sistemlerinde yer alabiliyor. Ancak sert esen rüzgar yüzünden suların çoğu reaktörlere dökülecek yerde tesislerin dışına saçıldı.

Dışarıdan elekrik ve su

Bunun üzerine yine daha önce akla hayale gelmeyecek bir çare denendi. Göstericileri dağıtmak için kullanılan polis panzerleriyle santrale tazyikli su sıkılmak istendi. Ancak radyasyon o derece yüksekti ki, personel tesise yaklaşamadı bile. Bunun üzerine 30 ton su kapasiteli iki askeri tanker devreye sokuldu. Polis panzerinden farklı olarak, askeri tankerler, personel kabinden çıkmadan hedefe basınçlı su sıkıbiliyor. Dünkü operasyonlarda helikopterlerin asıl hedefi 3 ve 4 numaralı reaktörlerin üzerinde yer alan ve yakıt çubuklarının depolandığı soğutma havuzlarıydı. Sözkonusu havuzlar artık neredeyse susuz kalmış durumda. Bu da çubukların giderek kızgınlaşmasına ve radyoaktif maddelerin yayılma olasılığının artmasına yol açıyor. Ayrıca kurtarma ekiplerini de radyasyona maruz bırakıyor.

Hiçbir çözüm işe yaramıyor

Olumlu tek gelişme ise santralin soğutma sistemlerini tekrar çalışmasını sağlayacak enerji kaynağının kısa süre içinde tesis edileceği yönünde bir açıklama oldu. Enerji sisteminde onarım çalışmaları tamamlanırsa birçok elektrikli pompa faaliyete geçirilecek ve reaktörlerle nükleer yakıt çubuklarının muhafaza edildiği havuzlara su pompalanabilecek. Reaktörlerden çıkarılsa bile uranyum çubuklarının son derece sıcak olduğu için soğutulmasının aylar alabileceği belirtiliyor. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Yukiya Amano, “Durum çok ciddi” deyip Viyana’dan Japonya’ya gitti. Fransa Radyolojik Koruma ve Nükleer Güvenlik Enstitüsü uzmanı Thierry Charles, “Önümüzdeki 48 saat kritik olacak. Fakat pazar gününden beri hiçbir çözümün işe yaramadığını görüyorum. Durum çok riskli. Ancak herşey kaybedilmiş değil. Japonlar hâlâ bir yol bulabilir” dedi. Charles, “Ne kadar radyoaktif madde yayılabilir” sorusuna ise “Çernobil’dekiyle aynı miktarda” cevabını verdi.

Radyasyon ABD’ye yaklaşıyor

Bu arada uzmanlar, reaktörden sızan radyoaktif partiküllerin bugün itibariyle ABD’nin Pasifik kıyısındaki California eyaletine ulaşacağını, ancak bunun sağlığı tehdit edici miktarda olmayacağını belirtiyor.

Ölü sayısı 5 bini geçti

Felakette bugüne kadar 5 bin 692 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 bin 522 kişinin de kayıp olduğu açıklandı. Yaralı sayısı 2 bin 383. Yıkılan bina sayısı 4 bin 798 80 bini ise hasarlı.

G. Kore ve Tayvan’da radyasyon paniği

Japonya’da ayak sesleri duyulan radyoaktif felaket, özellikle de ulaşım kanalları üzerinden diğer ülkelere de yayılma riski göstermeye başladı. Tayvan hükümetinin üst düzey yetkilileri dün, Japonya’nın çeşitli yerlerinden ülkeye gelen 25 kişide normalden daha yüksek radyasyon tespit ettiklerini açıkladılar. Benzer bir durum Güney Kore’de de yaşanırken, bu ülkeye Japonya istikametinden gelen 3 kişide yüksek düzeyde radyasyon izine rastlandı. Yolculardan 50’li yaşlarda Japon bir erkekte, başının ve paltosunun üzerinde yapılan ölçümlerde 1 mikrosieverti aşan düzeyde radyasyon saptandığı vurgulandı.

haber3

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

admin on Şubat 27th, 2011

Ankara’da tedavi altında olan Necmettin Erbakan, saat 11.40′ta hayatını kaybetti. Necmettin Erbakan öldü. ‘Necmettin Erbakan öldü’ haberleri şok yarattı. Necmettin Erbakan biyografisi ve Necmettin Erbakan ölümü ayrıntıları bu sayfada!

Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, hayatını kaybetti. Alınan bilgiye göre, sol ayak damarlarındaki iltihaplanma nedeniyle uzun zamandan beri özel Güven Hastanesinde tedavi gören Milli Görüş lideri 54. Hükümet Başbakanı ve Saadet Partisi Genel Başkanı Erbakan, öğle saatlerinde yaşamını yitirdi.

Necmettin Erbakan öldü. Sol ayak damarlarındaki iltihaplanma nedeniyle uzun zamandan beri özel Güven Hastanesinde tedavi gören Necmettin Erbakan, öğle saatlerinde yaşamını yitirdi.

Ankara Güven Hastanesi Başhekimi Dr. Tevfik Ali Küçükbaş, eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın kalp yetmezliği yüzünden hayatını kaybettiğini açıkladı.

Küçükbaş, yaptığı yazılı açıklamada, Necmettin Erbakan’ın, 19 Ocak 2011 tarihinde kalp rahatsızlığı sebebiyle hastanelerine yatırıldığını, uygulanan tüm tedavilere rağmen kalp hastalığının ilerlediğini kaydetti. Küçükbaş, pazar sabahında vücut fonksiyonlarının tam desteğe alınması gerektiğini, tüm yaşam desteklerinin uygulanmasına rağmen saat 11.40′da kroner arter hastalığı ve kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade etti.

Necmettin Erbakan’ın cenazesi 1 Mart 2011 Salı günü İstanbul Fatih Camiinde öğle namazından sonra kılınacak cenaze namazının ardından İstanbul Merkez Efendi’deki aile kabristanlığına defnedilecek.

28 Şubat döneminin koalisyon hükümeti başbakanı olan Erbakan, yarınki 28 Şubat askeri müdahalesinin yıl dönümünden bir gün öncesinde hayatını kaybetti.

Bundan günler önce gelen haberde Saadet Partisi’nin 85 yaşındaki lideri Necmettin Erbakan’ın hastanede müşahede altında tutulduğu belirtiliyordu. Sağlık sorunları nedeniyle sık sık hastaneye kaldırılan Erbakan’ın sağlık durumunun kötüleştiği iddia edilmişti. İddialar üzerinde Saadet Partisi Basın Müşavirliği yazılı bir açıklama yapmış ve Erbakan’ın felç geçirdiği, hafıza kaybı yaşadığı yönündeki iddiaların asılsız olduğunu belirtmişti.

Açıklamada, ‘Sayın Erbakan 3 Ocak 2011 tarihinde ayağında nükseden damar iltihabı (tromboflebit) tedavisi maksadıyla Ankara Güven Hastanesi’ne gitmiştir. Sayın Erbakan bu tedavi kapsamında öngörülen rutin kontrolleri çerçevesinde hastanede bulunmaktadır. Hastane Başhekimi Sayın Tevfik Ali Küçükbaşoğlu, bu konuda çeşitli medya organlarına gerekli açıklamaları yapmıştır. Buna göre Sayın Erbakan’ın bacağındaki iltihabi doku hızla iyileşmektedir. Halen gerekli kontrolleri ve sürdürülen antibiyotik tedavisi devam ettiği için hastanede bulunmaktadır.’ denildi.

Erbakan’ın cenazesi 1 Mart 2011 Salı günü İstanbul Fatih Camiinde öğle namazından sonra kılınacak cenaze namazının ardından İstanbul Merkez Efendi’deki aile kabristanlığına defnedilecek.

NECMETTİN ERBAKAN KİMDİR ?

Necmettin Erbakan, 29 Ekim 1926′da Sinop’ta doğdu. İlkokula Kayseri Cumhuriyet İlkokulunda başlayan Erbakan, babasının Trabzon’a tayin olması nedeniyle ilköğrenimini burada tamamladı. Ortaöğrenimini İstanbul Erkek Lisesi’nde bitirdi. 1948′de İTÜ Makine Fakültesi’nden mezun olan Erbakan, aynı yıl burada asistan olarak göreve başladı. 1965′te profesör olan Erbakan, 1966′da Odalar Birliği Sanayi Dairesi Başkanlığı’na getirildi. Daha sonra Genel Sekreter olan Erbakan, 1968 Mayısında Odalar Birliği İdare Heyeti Üyesi, bir yıl sonra da Odalar Birliği Başkanı oldu. 1969 seçimlerinde Konya’dan bağımsız olarak adaylığını koydu ve seçilerek TBMM’ye girdi. Necmettin Erbakan, 24 Ocak 1970′de Milli Nizam Partisi’ni (MNP) kurdu. Parti, Nisan 1971′de kapatıldı. 11 Ekim 1972′de kurulan Milli Selamet Partisi (MSP) ise Erbakan başkanlığında girdiği 1973 seçimlerinde 51 parlamenterle TBMM’ye girdi. MSP-CHP koalisyonunda Başbakan Yardımcısı olarak görev yapan Erbakan, bu hükümetin 1974 yılı başında bozulmasının ardından kurulan dörtlü koalisyonda da yine Başbakan Yardımcılığı ve Ekonomik Kurul Başkanlığı görevlerini üstlendi. 5 Haziran 1977 seçimlerinden sonra oluşturulan 3′lü koalisyonda da bu görevini sürdüren Erbakan ve liderliğini yaptığı MSP, böylece toplam 4 yıl süreyle hükümet ortağı oldu. 1978 yılı başından 12 Eylül 1980′e kadar muhalefette kalan MSP’nin Genel Başkanlığını yürüten Erbakan, Eylül 1987′deki referandumla yeniden siyasi haklarını elde etti.

Erbakan, 19 Temmuz 1983 tarihinde kurulan Refah Partisi’nin 11 Ekim 1987 tarihinde yapılan kongresinde oybirliğiyle Genel Başkanlığa seçildi. 20 Ekim 1991 seçimlerinde Konya’dan Milletvekili seçilen Necmettin Erbakan, 24 Aralık 1995 genel seçimlerinde de tekrar Konya’dan milletvekili seçilerek TBMM’ye girdi. Erbakan, 28 Haziran 1996′da Başbakan olarak RP-DYP koalisyon hükümetini kurdu. 21 Mayıs 1997′de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, RP’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu ve parti Ocak 1998′de kapatıldı. Yüksek Mahkemenin RP’nin kapatılmasına ilişkin kararı ile birlikte Erbakan’a 5 yıl süreyle siyasi yasak getirildi. 5 yıllık siyasi yasağı Şubat 2003′te sona eren Erbakan, 11 Mayıs 2003′te Saadet Partisi 1. Olağan Büyük Kongresi’nde Genel Başkanlığa seçildi. Erbakan, kamuoyunda “Kayıp Trilyon” davası olarak bilinen davada, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 6 Mart 2002′de “özel evrakta sahtecilik” suçundan 2 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum oldu. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Erbakan’ın cezasını onadı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, “Kayıp Trilyon Davası”nda mahkum olan ve mahkumiyet kararları kesinleşen Erbakan dahil 6 kişinin parti üyeliğinden çıkarılması ve partideki organlardaki görevlerine son verilmesini isteyince Erbakan, 30 Ocak 2004′te Saadet Partisi Genel Başkanlığından ve parti üyeliğinden ayrıldı. Ankara Numune Hastanesinden aldığı sağlık raporu doğrultusunda infazı ertelen Erbakan’ın “Kayıp Trilyon” davasında aldığı hapis cezası TCK’da yapılan değişiklik uyarınca ev hapsine çevrildi. Erbakan ev hapsini çekerken Adli Tıp Kurumunun “sürekli hastalık” raporu doğrultusunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından 19 Ağustos 2008′de affedildi.

haber3

Etiketler: , , , , , ,

admin on Şubat 24th, 2011

Kalıcı değişim gerekir Kilo verme düşlerimizi gerçeğe çevirmek birçoğumuzun çeşitli nedenlerle ulaşamadığı bir hedef. Hızlı ve kolay kilo verdirme iddiasında olan sayısız moda diyet ve kilo verme programını duymuş ve uygulamış olabilirsiniz ama buna rağmen kilolarınız yerinde sayıyor ya da artıyorsa belki gözden kaçırdığınız bazı önemli noktalar var demektirr. Bir diyetin başarısının sürekliliği için yaşam tarzınızda ve alışkanlıklarınızda kalıcı değişimler yapmanız gerekir. Aslında işin kalori hesabı kadar önemli bir yanı da beynimizde bazı şeyleri değiştirmektir. Bunu sağlamak için de belirli stratejilerle yola başlayın: 1-Öncelikle gerçekçi bir hedef belirleyin. Yeni diyet ve egzersiz planınızdan beklentilerinize karar verirken gerçekçi olun. Sağlıklı kilo kaybı için haftada 0.5 – 1 kilogram olacak şekilde yavaş adımlar belirleyin. Zira sizi başarıya götürecek olan şey, ulaşılması güç olan yüksek hedefler belirlemek değil, hedeflere ulaşabilmek için gerekli alışkanlıklarınızı değiştirmektir. 2-Yediklerinizi ve içtiklerinizi kaydetmek için küçük bir not defteri edinin. Gün içerisinde her yerde yanınızda taşıyabileceğiniz küçük bir not defteri, işte, alışverişte, otobüste, hatta bir doğum günü partisinde bile fark etmeden ne kadar gereksiz kaloriler aldığınızı size ayna misali gösterecektir. Bütün gün yediklerinizi ve içtiklerinizi tek tek kayıt altına alın. 3-Öğünlerinizi planlayın. Bugün akşam yemeğinde bir davete mi katılacaksınız, davete gitmeden önce, mesela saat 6 gibi, biraz atıştırsanız da davete boş bir mide ile açlıktan gözü dönmüş şekilde gitmeseniz. Yoksa öğleden sonra çaya mı davet edildiniz, öğle yemeğini sebze yemeği veya salata, esmer ekmek ve yoğurt ile biraz hafif geçirebilirim gibi öğünlerinizi bir plan içerisinde yiyin. 4-Çevrenizdekilerden destek alın. Kendi davranışlarınızın sorumluluğunu üstlenmeniz kilo vermenize yardımcı olabilir. Ama bu, tabii ki her şeyi tek başına yapmanız anlamına gelmez. Gerektiğinde sizi teşvik edebilecek eşinizden, ailenizden ve dostlarınızdan destek alın. 5-Kararlı olun Kalıcı kilo verme işi, zaman ve çaba harcamayı gerektirir. Belirlediğiniz hedefe odaklanmalı ve yaşam boyu süren bir kararlılıkla yaşam biçiminizde kalıcı değişiklikler yapmaya hazır olmalısınız. Diyetisyeniniz size kilo verme yolculuğunda yol gösterecektir, ancak o yolda yürümek sizin işinizdir. 6-Sağlıklı besinlerin tadına varın. Kilo kaybını teşvik eden yeni bir yeme tarzı, toplam kalori alımınızı azaltmanız anlamına gelir. Ama kalorileri azaltmak demek yemeklerin lezzetinden, doyumdan veya yemek hazırlama zahmetinden vazgeçmeniz anlamına gelmez. Sizin için sağlıklı olan besinlere odaklanın. Daha fazla sebze, meyve ve tam tahıl tüketmek kalori alımınızı düşürmenin yollarından biridir. Bunların çeşitliliğini artırarak yeni lezzetler keşfedebilirsiniz. 7-Aktif olun Günlük beslenmenizden 500 kalori kesmeniz haftada yarım kilo vermenize yardımcı olabilir: 3,500 kalori 0.5 kilogram yağa eşittir. Bir de buna düzenli bir fiziksel aktivite eklerseniz kilo kaybınızı artırabilirsiniz. Vücut yağını yakmanın en iyi yollarından biri de haftanın çoğu günlerinde kararlı aerobik egzersiz yapmaktır. Egzersizle birlikte hem hafifleyecek hem de kendinizi daha zinde hissedeceksiniz. 8-Alışkanlıklarınızı değiştirin Sadece birkaç hafta ve hatta birkaç ay sağlıklı şeyler yemek ve egzersiz kesinlikle yeterli değildir. Bu davranışları yaşam tarzı haline getirmelisiniz. İlk planda sizi kilolu yapan hatalı davranışları belirleyip, bunları sağlıklı olanları ile yer değiştirmelisiniz. Yaşam tarzı değişiklilerine yeme alışkanlıklarınızı ve günlük rutininizi gözden geçirerek başlayabilirsiniz. Kimi zaman karşılaştığınız geçici başarısızlıklar sizi yıldırmamalıdır. Her gün hatta her öğün taze bir başlangıçtır. Hayatınızı değiştirmeyi planladığınızı unutmayın. Bu da hemen olabilecek bir şey değildir ama sağlıklı bir yaşam tarzına bağlı kalmanın değerli meyvelerini er ya da geç toplayacağınızdan emin olun. Sadece diyetiniz değil, hayatınız da ki tüm ideallerinizin başarı ile sonuçlanması dileğimizle..

Etiketler: , , ,

admin on Şubat 2nd, 2011

Ünlü sunucu Defne Joy Foster, Caddebostan’da bir arkadaşına ait evde ölü bulundu. Foster’ın “Solunum yetmezliği”, “kalp krizi” veya “astım” nedeniyle hayatını kaybettiği sanılıyor. Ünlü sunucu-DJ Defne Joy Foster, İstanbul Caddebostan’daki evinde ölü bulundu.

Henüz 32 yaşında olan Foster, 2009 yılında oğlu Can Kılıç’ı dünyaya getirmişti.

Son olarak ‘Yok Böyle Dans’ adlı programa yarışmacı olarak katılan ünlü sunucu Foster, bir çocuk annesiydi. Polis, Defne Joy Foster’ın ölüm nedenini araştırıyor.

Defne Joy Foster, 2 Mayıs 1979′da Sinop’ta doğdu. Annesi Türk, babası Amerikalı olan Defne Joy Foster, ortaokulu İzmir Alsancak Ortaokulu’nda okudu. İlk olarak Kral TV DJ’yi olarak ekran başına geçen Foster, daha sonra çeşitli kanallarda müzik programı sunuculuğu yaptı. Ardından dizi oyunculuğuna başladı. Uzunca bir süre Sihirli Annem adlı dizide Eda karakterini canlandıran Foster, tv8′de yayınlanan Bir İş İçin Lazım adlı programı Cemil Büyükdöğerli ile birlikte sundu.

Foster, Ruhsar, Beyaz Yalanlar, Sihirli Annem, Selena, Hayal ve Gerçek gibi dizilerde de rol almıştı.

Bunun dışında bir TRT programı olan Çeyiz Şov’u da sunan Foster, son olarak Yok Böyle Dans adlı programda yarışmacı olarak katılmıştı. Foster, yarışmadan geçen hafta elendi.

2008′de İlker Yasin Solmaz ile evlendi. Bu evlilikten 13 Haziran 2009′da Can Kılıç adında bir oğlu dünyaya geldi.

Foster, geçen hafta yarışmadan elenmiş ve bunun nedenini de “Bebeğim bir süredir hasta. Geceleri uyutmuyor, onun için yeterince çalışamadım” diyerek açıklamıştı.

SOLUNUM YETMEZLİĞİ YA DA KALP KRİZİ OLABİLİR

Foster’ın ölümüne ilişkin olarak Kadıköy’deki dairede incelemeler sürüyor.

Alınan bilgiye göre, Kadıköy Cumhuriyet Savcısı ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Foster’ın ölü bulunduğu Caddebostan Tanzimat Sokak’taki 3 katlı binaya geldi.

Savcı ve olay yeri inceleme ekiplerinin, buradaki incelemeleri sürüyor.

Bu arada, astım rahatsızlığı olduğu öğrenilen Defne Joy Foster’ın, dün gece arkadaşlarıyla eğlendikten sonra arkadaşı Kerem Halit Altan’a ait bu eve geldiği öğrenildi.

“Solunum yetmezliği” ve “kalp krizi” sonucu öldüğü sanılan Foster’ın, kesin ölüm sebebinin yapılacak otopsiden sonra anlaşılacağı öğrenildi.

hürriyet

Yok Böyle Bir Dans’ adlı programda yarışmacı olan ünlü sunucu ve DJ Defne Joy Foster, İstanbul Caddebostan’daki bir arkadaşının evinde ölü bulundu. Defne Joy Foster’ın ani ölüm sebebinin astım krizi olduğu iddia ediliyor.

Foster, önceki gece Yok Böyle Dans ekibinden arkadaşlarıyla Beyoğlu’nda Eğlence adlı gece kulubünden çıktıktan sonra Ahmet Altan’ın oğlu Kerem Altan’ın Caddebostan’daki evine gitti. Kapıdan girer girmez “Benim astımım tuttu, nefes alamıyorum” dediği, Altan’ın 112 Acil’i aradığı fakat ambulans geldiğinde Foster’ın hayatını kaybetmiş olduğu belirtildi. arada Foster’in çantasından astım ilaçları çıktığı kaydedildi.

Annesi Türk, babası Amerikalı olan Foster, 3 yıl önce evlenmiş ve bir oğlu olmuştu.

CUMHURİYET SAVCISI VE POLİS EKİPLERİ OLAY YERİNDE İNCELEME YAPIYOR

Sunucu ve oyuncu Defne Joy Foster’ın ölümüne ilişkin olarak Kadıköy’deki dairede incelemeler sürüyor. Kadıköy Cumhuriyet Savcısı ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Foster’ın ölü bulunduğu Caddebostan Tanzimat Sokak’taki 3 katlı binaya geldi. Savcı ve olay yeri inceleme ekiplerinin, buradaki incelemeleri sürüyor.

Bu arada, astım rahatsızlığı olduğu öğrenilen Defne Joy Foster’ın, dün gece arkadaşlarıyla eğlendikten sonra arkadaşı Kerem Halit Altan’a ait bu eve geldiği öğrenildi.

”Solunum yetmezliği” ve ”kalp krizi” sonucu öldüğü sanılan Foster’ın, kesin ölüm sebebinin yapılacak otopsiden sonra anlaşılacağı öğrenildi.

DEFNE JOY FOSTER KİMDİR ?

Annesi Türk, babası Amerikan olan Defne Joy Foster, ortaokulu İzmir Alsancak Ortaokulu’nda okudu. 2008′de İlker Yasin Solmaz ile evlendi ve bu evlilikten 13 Haziran 2009′da Can Kılıç adında bir oğlu oldu.

İlk olarak Kral TV’de ekran başına geçen Foster, daha sonra çeşitli kanallarda müzik programı sunuculuğu yaptı. Ardından dizi oyunculuğuna başladı. Uzun bir süre “Sihirli Annem” adlı dizide “Eda” karakterini canlandırdı.

Oyunculuğun dışında bir süre tekrar program sundu. Tv8′de yayınlanan “Bir İş İçin Lazım” adlı programı Cemil Büyükdöğerli ile birlikte sundu. Bunun dışında bir TRT programı olan “Çeyiz Şov”u sundu, NTV’de “Yeşil Ekran” kuşağında da sunuculuk yaptı.

Son olarak Acun Ilıcalı’nın sunup, yapımını üstlendiği “Yok Böyle Dans” adlı programa yarışmacı olarak katılmış ve geçen hafta yapılan oylama sonrası programa veda etmişti.

haber3

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,